{Merhaba Dünya Ben Emre Kıyak}

 





Yazılımcı ne yazar - 1

Share |


Yazılım eğitimine nereden başlamalı ? Bu soruya yanıt arıyorsanız yazılımcı olmaya karar verdiğinizi ya da verme aşamasında olduğunuzu söylemek güç değildir. Peki yazılımcı olmaya nasıl karar verdiniz ? Bu soruya verilecek cevaptan sonra yazılım eğitimini nasıl almalıyım sorusuna yanıt vermek daha sağlıklı olacaktır. Çünkü yazılımcı olmaya karar vermek sadece onu istemek değil yapacağına ve başaracağına inanmakla da ilgilidir. Sadece bununla kalmayıp kişilik özelliklerimiz ve yaşam biçimimiz de bu isteğin şiddetini biçimlendirir. Saatlerce bilgisayar karşısında oturup tek bir konuya odaklanıp kalmak nasıl bir duygudur ? Hatta günlerce. Ya da saatlerce hiç konuşmadan durmak. Veya mesai saatinizin aslında çalıştığınız yerdeki zaman aralığında olmaması. Çünkü yazılımcının mesaisi yoktur. Yazılımcının mesaisi beyninde başlar. Ne zaman düşünmeye başlarsa o zaman başlar. Ne zaman düşünmeyi bırakırsa o zaman mesaisi biter. Peki koşulsuz (-se ve -sa ekleri olmadan) sabırlı olmak nasıl bir kişilik yapısıdır ? Aceleci olmamak, sakin olmak, sabırlı olmak ... Aslında bir yerde patlamaya hazır bomba gibi de olabilirsiniz. Buna rağmen susabilmek ... Karşınızdakini (müşteri, patron) yaptığınız işe ikna etmek, bir yerde düşündüklerinizi pazarlayabilmek. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünebilmek. Detayları önemsemek. Bu saydıklarımı bir erdem olarak kabul edersek; bu özelliklerini geliştiren kimseler bir de bunun yanında analitik düşünme dediğimiz benim daha çok "kıvrak zekadan" yana olduğum zihinsel yapıyı da işin içine katarsak benim öngörülerime göre kişilik yapısı olarak yazılım eğitimine hazır biri var demektir. Tabiki bunların aksi yönünde yapıya sahip olanlar için yazılımcı olunmaz diyemem. Bu konuda ne bilirkişiyim ne de söz sahibi. Ancak çalışma hayatında karşılaşılacak pek çok sorunun yönetiminde ve eğitim sürecinde sabırlı olmak, sakin olmak, aceleci olmamak, kıvrak zekaya sahip olmak varmak istediğimiz noktaya bizi daha hızlı götürecek özelliklerdir.

Kendimden yola çıkarak konuyu örneklendirmek istiyorum. Eğitim hayatım boyunca hep farklı disiplinlere inişli çıkışlı ilgim olmuştur. İlkokul ve ortaokul yıllarında babamın mesleğinden dolayı hep elektrik ve tamir işleri ile ilgilenmiştim. Anadolu Lisesi sınavına hazırlık sürecinde ise matematikte ve fizikte güzel işler yaptığımı farkettim. Ve bir dönem matematikçi olmayı da hararetle istedim. Liseye başladığımda bir PC sahibi olmuştum. Artık internet hayatımdaydı ve web sayfalarının nasıl oluşturulduğu ve yazılımların nasıl çalıştığı merakı kafamı çok kurcalıyordu. Diğer yandan da siyaset ve memleket meseleleri. Bu düşünceler içinde nasıl olduğunu çok da önemsemediğim bir biçimde kendimi eşit ağırlık sınıfında bulmuştum ve mühendislik trenini kaçırmış olmakdan üzülmek yerine ben artık ısrarla ekonomi okumak istiyordum. Peki nasıl oldu da ben Maliye'yi bitirdim :) Burada yukarıda saydığım özelliklerin yanına ilave yapmak için bir şeyin üzerinde durmak istiyorum : Arayış ... Başkalarının ne yaptığı ve ne söylediğiyle değil; kendimi nerede mutlu hissedeceğim sorusu ile ilgilendim hep. Bu arayış beni kendi iç dünyamda bir yolculuğa çıkardı ve geldiğim noktada bütün çabalarım beni mutlu olacağım bir noktaya taşıdı : geliştirici olmak.

Maliye Bölümü'nden aldığım ekonomi, siyaset, tarih, kamu maliyesi, devlet bütçesi kültürü ile teknoloji kültürü birleşince ve ikizler burcu olmamın verdiği dinamikle birden fazla yönüm, kişiliğim oluşmaya başladı. En basit örnek bir web projesine başlarken bunun kendimce fayda-maliyet analizini yapmadan işe başlamıyorum. Ya da üzerinde çalıştığım bir projede öyle anlar oluyor ki bir takım iktisat teorilerinin yıkıldığını, "Bilgi Ekonomisi" kavramının gümbür gümbür klasik iktisadı nasıl ezdiğini izliyorum. Farklı disiplinerle uğraşırken onları sentezlemek; ortaya katma değeri yüksek çalışma ve fikirleri doğuruyor diyebilirim.

Özetle ben böyle bir yapının içinden çıkıp yazılımcı olmaya karar verdim. Bu kararımı verirken de geçmişe dönüp keşke şu bölümü okusaydım demedim. Dünyaya bir kez daha gelecek olsam yine İstanbul Üniversitesi'nin o mütevazi Maliye Bölümü'nü bir kez daha severek okurum derim hep. Çünkü aldığım maliye kültürü beni hep hesap kitap yapmaya zorladı. Fayda maliyet analizi, alternatif maliyetler meselesi, dışsallık konusu sadece ekonomi konuları değildi. Hayatın kendisiydi. Hayatta karar alma mekanizmalarımı geliştiren konulardı bunlar. En azından ben böyle düşünerek karda olduğumu varsayıyorum. Gerçekten bir fayda maliyet analizi yapmamış olsaydım bugün mesleki anlamda bir tercihim olmayacaktı. Ama şu an katma değeri çok yüksek olan bir alanda üretiyor olmakdan dolayı kendimi karda görüyorum. İşte sizde yazılımcı olmaya karar verirken kendi iç dinamiklerinizden yola çıkın, kendi iç sesinize yönelin ve kişiliğinizi önünüze koyup kendinizi izleyin. Başaracağınıza inanıyorsanız sabırla çalışın.

Not : Sıradaki yazı "insan bilmediğine düşmandır" teması üzerine kurulu olacaktır (:

 


28 Ağustos 2009 Cuma gece 1:27

Mesajınızı yazabilirsiniz


Rumuz :  
 
Email :   
  
Mesaj :  
Bu konuya abone olmak ister misiniz ?

Güvenlik kodunu göremiyorsanız sayfayı yenileyin.
Güvenlik Kodu :





Mesajlar


fenerli
28 Ağustos 2009 Cuma öğleden sonra 12:17
yazılımcı her şey yazar.


Aykut ÇALIŞKAN
29 Ağustos 2009 Cumartesi 0:59
hayat bizlere herzaman oyun oynamaktan vazgeçmiyor. Bazan bir genetikçi olmak için yola çıkıp sonrada ilaç mümessili olabiliyoruz. bu gibi örnekler çok var hayatımızda, hatta bir arkadaşım vardı engin adında. lisede çok iyi notlar alırdı. çanakkale de ekonomi okuduktan sonra istanbul da yüksek lisans ve ardından inigilterede sanırım çokda iyibir üniiversitede master yaptı. şimdi ise RAMİ de pastahane işletiyor. babasının mesleğini yapıyor yani. iyide kazanıyor. bahçe şehirden daire aldı evlendi ve AUDI ye biniyor. Bu örnektende anlaşılacağı üzere hayat süprüzlerle dollu yada çartlar bizi buralara getiriyor. ben neden bir yazılımcı olmaya çalıştım? iyi para var dediler. bir maden mühendisi olarak nekadar kazanabilirdimki. istanbul'da nerdeyse hiç. sözün özü hayatta kalma mücadelesinde donanımlarımı yğkseltmek daha iyi bir avcı olmaya çalışmak için.


yahya
30 Ağustos 2009 Pazar gece 2:28
lise yıllarında aklıma web tasarım işine başlayıp bunu meslek edinmek daha sonrada yazılıma yöneleceğim aklımın ucundan bile geçmezdi taki kapıma bilişim eğitimin broşürü gelene kadar. bazen insanların hayatlarında bir kaç kez fırsat doğuyor ve ben bu fırsatlardan birini yakaladığıma inanıyorum ve istediğim mesleği yapıyorum ve dediğin gibi abi insanlar sevdikleri istedikleri meslekleri yapmalılar çünkü istedikleri meslekleri yaparlarsa severek yaparlar ve her zaman kendilerine daha fazla şey katarlar.


çaylak
29 Ocak 2010 Cuma öğleden sonra 17:23
m.dilek merhaba . ben bilgisayar mühendisliği okuyorum. daha 1. sınıftayım. web tasarım öğrenmeye çalışıyorum. bana önerileriniz.nedir.şimdiden hepinize teşekkür ederim.(dilek2002@mynet.com,m-mehmet_45@hotmail.com)