Geçen hafta İstanbul'u etkisi altına alan yoğun yağışdan dolayı ertelediğimiz fuar gezisini bu haftasonu gerçekleştirdik. Malum Tuzla'da ikamet eden birisi olarak Beylikdüzü Fuar Merkezine gitmek hem yorucu oluyor hem fazlasıyla vakit alıyor. Günün sonunda üzerimizdeki yorgunluğu bir kahve ile atar ve aldığımız kitapların sayfalarını yavaş yavaş çevirir "bu yorgunluğa değdi doğrusu" deriz diye ümit ederek sabah erkenden ablamla yola çıkıyoruz.
Haftasonu güzel giden havanın da etkisiyle fuar alanının kalabalık olacağını tahmin etmek güç değil. Kalabalık, yorgunluk, H1N1 salgını korkusu gibi olumsuz hislerin dışında güzel bir gün geçireceğimi düşündüm. Şu sıralar yavaş yavaş içimden bir ısının yükseldiğini hissetsem de bunu fazla düşünmüyorum. Umarım korktuğumuz başımıza gelmez. Bu yıl önceki yıllara göre daha çok teknik kitaplarla haşır neşir olur dolaşırım diye planladım. Özellikle son yıllarda önemi giderek artan elektronik kitap okuyucu cihazların standlarının olacağını bekledim ama sadece Walkbook ürününün tanıtım standı vardı. Belki de 2010 yılı bu alanda daha hareketli geçecektir. Fuar alanını dolaşırken de gözüm hep Arkadaş Yayınlarını, Alfa Kitabevini ve Pusula Yayınlarını aradı. Neyseki Arkadaş ve Alfa Yayınlarını bulmuştum. Birinde meşhur Microsoft kitapları diğerinde her kitapçıda göreceğiniz turuncu renkli kapaklı kitapların olduğu tezgahlar. Bunları zaten Kadıköy Alkım, Beşiktaş Kabalcı gibi büyük kitapçılara her uğradığımda göz attığım yayınlar ve kitaplardı. Kitaplığımda önemli bir eksikliği tamamlayacağını düşündüğüm Herbert SCHILDT'in C++ kitabını uygun bir fiyata aldım. Linux tarafında yazılım geliştirme konusunda yaptığım araştırma çalışmalarında bana rehber olacağını düşünüyorum. Fuar alanında uzun saatler dolaştık. Kalabalık arttıkça yürümek de zorlaşıyordu. Bir yerlerde dinlenmek, bir iki şey atıştırmak bile imkansızdı. Alacağımızı almış dönüş yolunu tutmuştuk. Sabah 8'den akşam 6'ya oldukça yorucu bir gün geçirdik.
Keyifli miydi derseniz bence hayır. Kitap almak için artık fuarlara gitmeye gerek olmadığını geç de olsa söylemek gerekir. Maksat indirimli kitap almaksa internette de var. Her geçen yıl giderek artan kalabalığın da yönetilmesi giderek güçleşiyor. Bunun için gruplar halinde gelecek olan okulların ve İstanbul dışından otobüslerle gelen ziyaretçilerin daha kontrollü, organize bir şekilde getirilmesi gerekir. Benim fikrim ise Biletix gibi bir yerden tıpkı maça gider gibi bilet alıp belli gün ve saatlerde oraya gitmek için yer ayırtmak gerekir. Yoksa bu iş önümüzdeki yıllarda hoş olmayan görüntülere sahne olacaktır. İlköğretim çağındaki öğrencilere kitap sevgisinin aşılanması için onları gruplar halinde fuara götürmek her ne kadar güzel bir organizasyon olsa da 7-8 yaşlarındaki bir kız çocuğunun bir elinde "Büyü Bilimi" kitabı diğer elinde de Elif Şafak'ın "Aşk"ını tutması ve "Bu yıl Elif Şafak çok moda" demesi düşündürücü. İnsanımıza önce neyi nasıl seçeceğini öğretmek, neyi istediğinin farkındalığını ona vermek o kişiyi fuara getirip eline balon vermekden çok daha önemlidir diye düşünüyorum.
Her şeye rağmen kitaplarla olmak güzel. Kahve güzel gece güzel ...