Nasıl gidiyor iş görüşmeleri :)
Biraz kendimizden haberler verelim değil mi :) Geçtiğimiz günlerde başımdan geçen talihsiz 8 günlük MTV macerasından sonra bu sefer ayaklarımı sağlam basıyorum. O kadar sağlam basıyorum ki son 2 haftada 5 firmayı reddettim :) Başımdan geçen iş görüşmelerini ve piyasadaki gözlemlerimi firma ismi vermeden bu yazımda sizlerle paylaşmak istiyorum.
Hatırlarsanız geçtiğimiz Ağustos ayında Netkolog'dan ayrılmıştım. Hem mesleki birikimimi arttırmak hem daha farklı tecrübeler kazanıp yeni çevreler edinmek için böyle bir karar almıştım. Ramazan ayı içinde dinlenmek ve bireysel çalışmalarıma yoğunlaşmak niyetindeydim ancak ramazan ayının ikinci haftasında MTV'de çalışmaya başlamıştım. MTV'de yaşadıklarımı burada anlatmayacağım. Bu tamamen "yazılımcı ne yazar" konusu ile ilgili ve bu konuyu oraya taşıyacağım. MTV'den ayrıldığımda ramazan bayramı da beraberinde gelmişti. Bayram sürecinde çeşitli ilanlara başvurular yaptım. Bunun için en çok kariyer.net ve yenibiris.com'u kullandım. Yazılım geliştirme ve web yazılım alanlarındaki iş ilanlarına bakınca .NET Framework ortamında yazılım geliştiren programcıların en çok arananlar listesinde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Programlama dili olarak da C# ve VB.Net önde gidiyor. Client uygulama odaklı çalışan firmalar ileri .NET Programlama olarak niteleyebileceğimiz gömülü sistemler, soket programlama gibi alanlarda yazılım mühendisi, programcı arıyorlar. İleri düzey uygulama geliştiren firmalar bu alanda C ve C++ programcılarını daha çok tercih ediyorlar. Web yazılım alanında ise ASP.NET, C# ve SQL Server konularında uzman kişi sayısına ihtiyaç her geçen gün artıyor. Python programcısına ise tek bir ilanda rastladım. Yazılım mühendisi diye PHP coderlar arayan ilanları da yadırgadım. Sadece programcı ya da veritabanı uzmanı değil arayüz coderlar da oldukça revaçta. Yani sadece HTML, CSS, Javascript, AJAX, JQUERY alanında uzmanlaşmış arkadaşlar da sadece bu işleri yaparak web yazılım & tasarım firmalarında aktif görev alabilirler. Kimi iş verenler çalışanlarının hem yazılım hem tasarım hem veritabanı hem arayüz kodlamasını yapmasını isteyebiliyorlar. Küçük ve orta ölçekli projelerde bu yapılabilir ama herkese göre de değil. Tabi iş veren her işi yapan elemanı elinde tutmayı isteyecektir. Peki yazılımcı hangi şartlarda bunu kabul edecektir ?
Görüşmelere giderken ne takım elbise giydim ne de konuşacağım konuları bir sıraya dizdim. Bu konuda kural tanımıyorum ve kendimi yaşıyorum. İlk ciddi görüşmemi web tabanlı CRM uygulamalar geliştiren bir firma ile yaptım. Web sitelerinde ya da çıktıkları ilanlarda büyük firmalarmış gibi düşündüğümüz çoğu yer aslında bir apartman dairesinde home officeden öteye geçmeyecek kıvamda yerler. Bunu yadırgamıyorum asla. Bizim işimizin yapısı buna çok müsait çünkü. Bu gittiğim iş görüşmesi çok rahat geçti. Genelde bana soru sorulmasına fırsat vermeden ben kendimi tanıtırım. Dedim ya kuralların içine girmem kendimi yaşarım diye. Görüşmeden sonra belli süre içinde aranacağım söylendi ve izlenim de bu yöndeydi. Bu satırları yazdığım güne kadar çoktan bir geri dönüş olmalıydı ama olmadı :)
Bir başka iş görüşmesini GSM operatörlerinin çözüm ortağı olan bir firma ile yaptım. Buradaki görev var olan hali hazırdaki bir uygulamanın bakımı, çalıştırılması ve kullanımı idi. Firma dışarıdan toplu sms işi satın almaktadır. GSM operatörlerinden aldığı teknik bilgi ile bu hizmeti sürdürmektedir. Aynı gün başka bir firmayla da randevum vardı ve görüşmeden sonra oraya doğru yola çıktım.
Bu iş görüşmem bilişim sektöründe 20 yıldır hizmet veren önemli bir distribütör şirketiyleydi. Aslında tam bir iş görüşmesi olmamıştı. Burada işler tersinden başlamıştı. Önce işe alındım ardından iş görüşmesi oldu diyebiliriz. Buradaki vazifem distribütörlüğünü yaptıkları uluslararası bir yazılım firmasının yazılım geliştirmede tercih ettikleri teknolojinin eğitmenliğini yapmak ve müşterilere teknik destek hizmeti vermekti. Bu süreçte önce eğitim verildi. Yapamayacağım bir iş değildi ama platformun farklı olması tercihimi değiştirdi. Bunca zaman yatırımımı .NET üzerine yapmışken başka bir platformda eğitmenlik yapmayı tercih etmedim. Bana vermiş oldukları eğitim için kendilerine teşekkür ederek yoluma devam ettim.
Son olarak Hollanda menşeili bir firmadan telefon geldi ve randevu verildi. Ama buraya gitmeyeceğim. Firma hakkında internette yaptığım araştırmalar ve bu firmanın eski çalışanları ile yaptığım görüşmelerde düşük ücreti, ödenmeyen sigorta primi, ücretlerin taksitli ödenmesi ve uzun vadede çalışma taahhütü istemesi gibi konuların olduğunu öğrendim. Bu da firma hakkında olumsuz bir tabloydu.
İşin özetine gelince. Şu an evimde freelance olarak çalışmalarıma devam ediyorum. Zaman zaman gelen telefonlarla apar topar evden çıkıp iş görüşmelerine gidiyorum. Önemli olan nasıl bir firma olduğu, ne kadar ücret alınacağı, çalışma şartlarının ne olduğu, kaç saat çalışılacağı gibi konular değil. Önemli olan çalışacağım insanlardır. Çalışacağım firmada yaptığınız işe kıymet veren, sizinle aynı dili konuşan kişilerle bir arada olmak en önemlisidir. Bir programcı her şeyden önce işini severek ve keyifle yapabilmelidir. Geris teferruattır.
İş görüşmelerinde dikkat edilmesi gereken konular.
- Başvuruda bulunduğunuz firma ücretsiz bir insan kaynakları sitesine ilan vermişse aynı ilanı ücretli insan kaynakları sitelerinde de arayın. Firma ilan çıkarken ücret ödemekten çekiniyorsa kurumsal kimlik konusunda endişelenmelisiniz.
- İlk görüşmede hiçbir şeyi kabul etmeyin. İlk görüşmede diyorum çünkü ciddi bir iş görüşmesi en az 2 dönemden oluşur. İkinci görüşmeye çağırıldığınızda size ücret teklifi gelmesi muhtemeldir. Ücret beklentiniz sorulursa geniş bir aralıkta vermeniz sizi zor durumda bırakmaz.
- Hiçbir belgeyi okumadan imzalamayın. "İş başvuru formu" adı altında güvenmediğiniz yerlere imzanızı ve kişisel bilgilerinizi bırakmayın.
- 24 ve 36 ay gibi sizden çalışma taahhütü isteyen yerleri bir kez daha düşünün. Ağır sözleşme şartları işten ayrılmak istediğinizde sizi zor durumda bırakabilir (tazminat ödeme gibi).
- Sosyal haklarınızdan vazgeçmeyin. SSK, Asgari geçim indirimi, yakacak parası gibi kanunlarda yer alan ama pek çok çalışanın haberdar olmadığı haklarınızı öğrenin. En azından SSK priminizin düzenli yatırılması konusunda ısrarlı olun, takip edin.
- Sorumluluklarınızı, yapabileceklerinizi önceden konuşun. İş seyahatleri, mesai saatleri, tatil günleri gibi konuları mutlaka önceden konuşun.
- 2 ve 6 ay arasında değişen deneme sürelerinde işe girişinizin yapılıp yapılmadığını ilk hafta takip edin.
- Tecrübe paha biçilemez.
7 Ekim 2009 Çarşamba akşam 23:46
Mesajınızı yazabilirsiniz
Mesajlar
Aykut ÇALIŞKAN
9 Ekim 2009 Cuma 0:43
ayrıca bu maddelere şuda ilave edilebilir.
iş tanımının çerçevesi mutlaka çizin veya ısrarla isteyin. sonrasında göreviniz olmayan işler başınıza gelebilir. eski bir yöneticimin bir sözü çok manidardır "iş yerinde iyilik yapma , yoksa o iş senin görevin olur." (Gökçen KARAN)
jacobs
30 Nisan 2010 Cuma akşam 23:16
BAZI NOKTALARA DİKKAT:
1-Yakacak parası kanunlarda yer almıyor.Bu, şirketlere özel bir sosyal yardım türüdür.
2-"SGK prim tutarlarının alınan maaşla aynı tutarda/matrahta yatırılılıyor olması" diye bir ifade kullanmak daha doğru olur.